BELEDİYELERDE YENİ DÖNEM

Türkiye en önemli seçimlerini geride bıraktı. Demokrasinin kuralları çerçevesinde, yerelde her kesimden bütün gözlemcilerin eşliğinde yapılan seçim ve sayımlarla, sonradan yapılan itirazlara yapılan yargısal incelemelerle seçimler tamamlandı. Türk demokrasisi açısından en önemli sınavlarından biri idi bu seçimler. Çok önemli iddialar vardı çünkü. Bütün bunlara rağmen halkın iradesi ile yerel yöneticiler seçildi. Bundan sonrasına bakmak gerek artık. Kaybedecek zaman yok çünkü. Çok uzun olmayan yeni bir beş yıllık dönem için strateji, plan, program, proje ve faaliyetlerin uygulanması zamanı.

Belediye başkanları öncelikle seçim öncesi verdikleri vaatleri unutmamalı. Yerel ihtiyaçları bilim ve teknolojinin ışığında nasıl karşılayabileceklerini düşünerek başlamalı işe. Önce belediye teşkilatlarını inceleyerek ellerindeki bütçeyi, kapasiteyi ve imkanları tespit etmeli. Seçim öncesinden bildikleri sorunlarla bunları karşılaştırmalı. Nerede eksiklikler var, nerede potansiyeller var, nerede hizmetleri olumsuz etkileyecek unsurlar var, nerelerden fonlar geliştirilebilir bunları ortaya koymaları gerek. Bundan sonra da vaatlere paralel gerçekçi hedefler koymaları lazım. Çünkü hedefsiz insan nereye gideceğini bilemez. Belediye de öyle. İddiasız ve hedefsiz varlık gösteremeyen bir belediye bir dahaki seçimlerde yeni yöneticilerini arayacaktır.

Bunları yapmak için devletin ve toplumun kurumları ile kendisine oy veren yerel halk ile iyi bir işbirliği gerekiyor. Bölgenin ve şehrin ekonomik, kültürel, ulaşım, turizm, altyapı ve istihdam potansiyeli ışığında hareket edilmeli. Bunu yaparken de ulusal ve bölgesel planlar incelenerek gerekirse merkezi ve bölgesel kuruluşlarla da işbirliği ve iletişim olanakları geliştirmeli. Sonra belediyenin birimleri ile toplumun kurumları ile bir şeffaf yönetim anlayışı oluşturmalı. Herkesle mutabık olunmayabilir ama yerelin geleceğini açacak faaliyetler için sonuna kadar yirmi dört saat uğraş verilmeli ve çoğunluk mutabakatı sağlanmalı. Belediyenin kendi imkanları ile neler yapılabilir, diğer kaynaklarla hangileri yapılabilir listesi oluşturulmalı. Bütçesinin yarısını yerelden temin eden belediyelerin bu kaynaklarını nasıl arttırabileceğinin çareleri aranmalı. Merkezi gelirlerden alınan diğer yarı payın da önemli ve gerçekçi projelere harcanması gerekmekte. Alışılagelmiş geleneksel yöntemler artık demode olduğu için hizmetin en az maliyetle en iyi nasıl verileceğini gösteren yenilikçi yaklaşımlar ve kaliteyi arttıracak faaliyetler en önemli unsurlar. Verimli çalışmanın yöntemleri ancak böyle bulunabilir. Şehirde modernite ve kültürel miras bir arada yaşatılmalı. Sanatsal ve kültürel yaşam, turizm yaşantısı, ekonomik yaşam gibi kazanç kapılarını sağlayan yani şehrin maddi ve manevi doyumunu sağlayan bütün yapıları bir arada yaşatan entegre bakış açısı geliştirilmeli. Koordinasyonu sağlayacak, fayda maliyet analizi ve verimliliği gözleyip müdahale edecek izleyici ve iyileştirici mekanizmalar geliştirilmeli. Gelecek on yıllardaki nüfus miktarları göz önünde tutulmalı. Bütün bu bütüncül yaklaşımın sağlanması ancak prensip ve kurallarla, bunlara disiplinli bir yaklaşımla mümkündür. Hem personel hem de halk için adil ve ahlaklı olmak uygulamada inandırıcılığı ve güveni sağlayacak, işlerin daha kolay ilerleyeceği unutulmamalı. Uygulamada başkanların cesareti de çok önemli. Belli bir kesimin değil herkesin belediyesi anlayışı geliştirilebilir böylece. Modern şehirler içme suyu, kanalizasyon, yol, çevre, gürültü, trafik, yeşil alan, spor ve sosyal yaşantı imkanlarını birlikte en iyi sunabilen şehirlerdir. Bu şehirleri halkımıza sunabilenler ancak bir daha ki seçimlerde galip gelecektir. Halkımızın da bütün bu uygulamaları en iyi gözlemleyebilen ve değerlendirebilen sağduyusu kuvvetli bir hakem olduğunu unutmayalım.
 

1926 Defa Görüntülendi.

Anket

Bize Nasıl Ulaştınız?