Dinler ve diller diyarı

Midyat Belediye Başkanı Şehmus Nasıroğlu
Dinler ve diller diyarı

Midyat, Türkçe, Süryanice, Arapça ve Kürtçe’nin memleketi. İlçeyi gezmek, medeniyetleri seyretmek gibi… Ezan ve çan sesinin birlikte yankılandığı, hoşgörünün simgesi Midyat…

Midyat, Türkçe, Süryanice, Arapça ve Kürtçe’nin memleketi. İlçeyi gezmek, medeniyetleri seyretmek gibi… Aynı zamanda farklı kültürlerin, inançların kardeşçe yaşadığı bir hoşgörü diyarı…

Belediye Başkanı Şehmus Nasıroğlu, yıllardır ihmal edilen Midyat’a hak ettiği hizmeti ve değeri kazandırmak için belediye başkanlığına talip olduğunu belirterek “Anadolu’da farklı ama birçok yönden de birbirine yakın din, dil ve kültür merkezi sayılan Midyat’ı tanıtmak, hak ettiği değere kavuşturmak en büyük idealimdi. Modern, çağdaş, onurlu bir yaşamın gerektirdiği bütün uygar olanakları renkli mozayiği ile ünlü ilçemizde yaşayan insanlara sunduk” dedi. Nasıroğlu, “Tarihi, kültürü, inançları, el dokuma, telkari ve taş işleme işini Türkiye ve dünyaya tanıttık. Belediyemizin tüm olanaklarını bugüne kadar rasyonel ve akılcı bir yönetim ile gelecek adına ömürlük işler yaptık. Midyat’ımızı dünyanın en güzel ilçesi yapmak adına maddi ve manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan, geleceğimiz olan çocuklara övünç kaynağı olacak hizmetler yapmanın gayreti içinde olduk” diye konuştu.

Başkan Şehmus Nasıroğlu’ndan alınan bilgilere göre, Midyat’la ilgili ilk yazılı bilgiler M.Ö 13. yüzyıla kadar uzanıyor. Dünyanın en eski yerleşim yeri olduğu için tarih boyunca Sümerler, Asurlular, Urartular, Makedonyalılar, Persler ve Romalılar gibi birçok uygarlığın egemenliğine sahne olan Midyat’ta köylerin büyük kısmı Harun El Reşit döneminde kuruldu. Bölgede, Müslümanlar, Yezidiler,

Süryaniler yaşıyor.
İlçede göz kamaştırıcı yüzlerce tarihi ve doğal güzellik bulunuyor. Kendine has görkemli mimarisiyle birçok uygarlığın izlerini günümüze taşıyan Midyat, SİT alanı ilan edilerek korumaya alındı.

Camiler
1925 yılında Cevat Paşa tarafından Midyat’a özgü kesme taş ile yaptırılan Cevat Paşa camii, 1800 yılında halk tarafından inşa edilen Ulu Camii, 1915 tarihli H. Abdurrahman Camii, Nehrozlar Camii, mimarileri ve süslemeleriyle görülmeye değer.

Midyat evleri
Midyat evlerindeki yaşam alanlarının kendine has özelliği bulunuyor. Sevginin, barışın, duyguların taşlara işlendiği bu evler, sosyal yaşama uygun kullanımlarıyla yazın serin, kışın sıcak olur. Evler genellikle iki katlıdır. Alt kat genellikle günümüzde kullanılmamakla birlikte ahır, at barınağı, kiler olarak kullanılmaktadır.

Kiliseler
İlçe merkezinde bulunan en eski kilise Mor Ağusnoyo Kilisesi’dir. IV. Asırda putperestlerin tapınağı üzerine inşa edildi. Mor Şarbel Kilisesi, ilçe merkezindeki en göz alıcı kilisedir. Mor Barsavmo Kilisesi, V. Yüzyılda Mor Gabrielli iki keşiş tarafından yaptırılan Mor Abraham- Hobel Manastırı ve Süryani Mezarlığı, Mor Smuni Kilisesi, Hah Katedrali Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Protestan Kilisesi, Mor Şemun ve Mor Loozor Manastırı, Mor Hadbışabo Kilisesi, Mor Yakup Manastırı, Mor Kuryakos Kilisesi, Zaz köyü Kale ve Mor Dimet Kilisesi ilçenin sayısız zenginliklerinden bazıları.

Mor Gabriel manastırı
Mor Gabriel olarak da bilinen Deyr-Ül Umur Manastırı, Süryanilerin anayurdu olarak bilinen Turabdin bölgesinde Süryani kadim cemaatinin ünlü ve büyük yapıtlarından biri. Midyat’a 23. km uzaklıkta olup, yöredeki en eski antik manastırdır. 1610 yıllık tarihi geçmişiyle günümüzde tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Bu nedenle manastırı ziyaret eden, Doğu’nun bu sessiz inisinde soyut anlamdaki insanlık erdemlerini çok daha doğru bir şekilde kavrayarak gördüğü görkemin karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Güneydoğu’da yaşayan Süryanileri dini açıdan temsil eden metropolitin makamı burada bulunuyor. Manastır aynı zamanda Süryani kilisesi tarafından piskoposluk merkezi olarak kullanılıyor. “İkinci Kudüs” olarak da kabul gören Mor Gabriel Manastırı, Manastır yaşam tarzı ve geleneğini günümüze kadar yaşatan dünyadaki ender manastırlardan biridir.

Açık hava müzesi gibi
Gelüşke Han, Güneşli Konak, Circis Konak, Kent Müzesi olarak kullanılan Etsel Hanı Halk Evi, tarihi değirmen, postane, taş yapı dükkanlar, abbaralar, Bacın köyündeki Yezidi tapınağı, Ales mevkii, Midyat’a açık hava müzesi özelliğini kazandırıyor.

Beyazsu’da keyif
Nusaybin ile Midyat ilçeleri arasında yeralan Beyazsu, piknik alanı, suyun içerisine yerleştirilmiş oturma tahtları ve doğal güzelliğiyle ziyaretçiler için birçok güzelliği bir arada yaşama fırsatı sunuyor. Bagok dağı yamacındaki Beyazsu çayı, hafta sonları için bölge insanının vazgeçilmez piknik alanı oldu. Mesire yerlerinin işletmecileri tarafından su üzerine kurulan tahtlarda akan soğuk suyun üzerinde dinlenme ve piknik imkanı bulunuyor.

Telkarinin yurdu

Telkari, sözcük anlamı tel ile yapılan sanat anlamına geliyor. Ancak bu tanım, tel ile yapılan her sanatsal çalışmanın telkari olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin, ’Trabzon işi’ hasır örgü bileziğe tel ile yapılmasına rağmen telkari denilmez. Midyat, Türkiye’nin en önemli telkari merkezi olma özelliğine sahip. Midyat işleri son derece zarif ve çok kıymetli. Telkariden yapılan işler sayılamayacak kadar çeşitlidirler. Mesela sigara ağızlıklarından, tütün kutusundan, fincan zarflarından tutun da çeşitli tepsiler, kemerler, tepelikler, aynalar hep telkari tekniği ile yapılmışlardır. Bu sanatın kaynağının Mezopotamya ve eski Mısır olduğu sanılmaktadır. Buralardan Uzak Doğuya, başka bir koldan ise Anadolu’ya ve Anadolu üzerinden de Avrupa’ya yayıldığı bilinmektedir.

Geleneksel el sanatlarına ilgi

Geçmişten günümüze Midyat insanı geçim kaynağını çiftçilik, hayvan yetiştiriciliği ve el sanatlarından sağlıyor. Midyat’ın geleneksel el sanatları taş işlemeciliği, gümüş işlemeciliği (Telkari), bakırcılık, kilim dokuma, kumaş boyama, çömlekçilik, kuyumculuk günümüzde önemini koruyor. Son yıllarda talebinde büyük artış gözlenen gümüş işlemeciliği yurt dışında da kendine pazar bulabiliyor. Eski Midyat’ta yan yana dizilmiş 25 kadar küçük atölyede, gümüş geleneksel işleme ve tamamıyla el emeğiyle işlenerek, yüzük, gerdanlık, vazo, kemer, anahtarlık, çay kaşığı ve bardak altı gibi aksesuarlara dönüştürülerek ülkemizde ve yurtdışına satışa sunuluyor. Midyat’ın aslında çok eski geçmişe sahip olup günümüzde tekrar rağbet gören diğer bir sanatı taş işlemeciliğidir.

Şehmus Nasıroğlu kimdir?
1962 Midyat doğumlu olan Şehmus Nasıroğlu, ilköğretim ve lise eğitimini Midyat’ta tamamladı. 1984 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nden mezun oldu. 1984-1999 yılları arasında İstanbul’da tekstil ve turizm alanlarında çalıştı. Üç dönemden beri belediye başkanlığı yapıyor. Evli ve 4 çocuk babasıdır.

 

2503 Defa Görüntülendi.

Anket

Bize Nasıl Ulaştınız?