KARA OYUN

Türkiye seksen yıl demokrasi için uğraştı. Devlet bu seksen yıl içindeki özellikle üniformalı kurumlara, yargı kurumlarına ve yürütmeye yerleşmiş derin yasa dışı menfaat gruplarının, çetelerin kontrolünden kurtulamamış. Bu seksen yıl boyunca Devletini aziz bilen, ana bilen, ona zeval gelmesin diye duayla ve şükürle yetinen, bütün savaşlarda omuz omuza savaşan bu aziz millet hep hor görülmüş, küçük görülmüş, yoksul bırakılmış, birbirine düşürülmüş, ezilmiş ve sindirilmiş. Birini ötekine öyle bir kışkırtmış ki kardeşliği, dindaşlığı, yok etme noktasına getirmiş. Biri daha çok türkçü yapılmış daha çok kürt düşmanı olsun diye, diğeri daha çok kürtçü yapılmış daha çok Türk düşmanı olsun diye. Binlerce şehit verdirilmiş. Ülke iç savaş noktasına getirilmiş. İktidarlar daha gelmeden çetelerin girdabına sokulmuş. Girdaba girmeyene yaşam hakkı ve iktidar hakkı tanınmamış. Darbeler ile indirilmişler, nice masum insan işkenceler görmüş, sakat bırakılmış, hapislerde çürütülmüş. Devlet içine sinsice yerleşmiş gruplar hem içerden hem dışardan işbirlikçilerinin ortaklığı ile Devletin tüm kaynaklarını da hem doğrudan hem dolaylı yoldan kendine akıtmış. Ülkeyi adeta sömürge ülkesi haline getirmişler. Seçkinlerin devletini kurmuşlar. Kendilerine kafa tutanları da sürgün etmiş, linç etmiş, hapsetmiş, suikastla öldürmüş, idam ettirmiş. Millet ise hep bir şekilde korkutulmuş, sindirilmiş avutulmuş ve kandırılmış.

Şimdi ise artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Türkiye eski Türkiye değil. Denizler altından tünel, dünyanın en büyük asma köprüsü, muhteşem otoyollar, duble yollar, havalimanları, gemiler, tüneller, barajlar, gecekondusuz modern şehirler, üniversiteler, teknoparklar, AR-GE yatırımları, hastaneler, okullar, kamu binaları, hızlı trenler, olimpiyat şehirleri yapan, dünyanın havayolu trafiğini değiştirecek havaalanı, nükleer santraller, denizlere en uzun asma köprüler, denizler arası kanal, milli uydu, uçak, füze, helikopter, milli araba yapımına girişen ve projeleri bizzat kendisi çizen, dünyanın neresinde olursa olsun zulme kafa tutan, kürt meselesini çözen, Avrupa'ya, Birleşmiş Milletler'e, NATO'ya aleyhimizdeki tutumlarında kafa tutan, içeride ve dışarıda her türlü vesayete meydan okuyan, türban sorunu gibi bizi utandıran bir büyük sorunu çözen, dünyanın ezilmiş tüm halklarına umut olan, milleti kendine getiren ve başını eğdirmeyen, Libya'da tarihin en büyük kurtarma operasyonunu yapan, tarihin en büyük mülteci akınını tüm dünyanın hayret ve kıskançlığı ile tek başına göğüsleyen ve mükemmel idare eden, enflasyonu yenen, hayali bütçeler yapmayan, bankaları hortumlatmayan, her şeyin milli olmasına uğraşan, hep savaşlara neden olmuş Ortadoğu enerji kaynaklarında söz sahibi olan, anlaşmalar yapan, dünya krizden inlerken milli gelirini üçe katlayan, dünyadan borç almayıp borç veren, ülkemiz üzerinden sömürge ülkesi imajını silen ve bu sayede gerçek demokrasiye de yeni adım atan bir Türkiye var artık.

Geçmişin efendileri, şimdi yapılmak istenen çoğu iyi şeyi de gölgelemeye çalışıyor. Düzenlerini bozan iktidara akıllara durgunluk veren bir saldırıya geçmiş durumdalar. Sonlarının gelmek üzere olduğunu görenler son bir hamle ile milletin kafasını bulandırmaya çalışıyor. Gerçekten bu son hamle. Bu ülkede yıllar boyu acılara, milyarlarca kayıp dolara sebep olan ve kardeşi kardeşe vurdukları oyunu bozmak için başlatılan sürece katkı peşinde olan ve Türkiye'nin en büyük kamburunu temizlemek için destek veren kandıramadıkları en küçük muhalefet dışında AK Parti ve Lideri varken seçimle iktidara asla gelemeyeceklerini bilen muhalefet de kör olmuş bir şekilde dört elle sarıldı buna. Topyekün, çete üyeleri, medya, uluslararası kara para güçleri ile beraber öyle bir saldırı hazırlanmış ki tarihte Çinlilerin Türk devletlerine karşı yaptığı sinsi yıkma oyunlar ve Osmanlı İmparatorluğunu yıkıma götüren oyunlar bile bunun yanında masum kalır. Saltanatlarına takoz koyan iktidarın ikibinli yıllardan itibaren gelişi ile finansal oyunlarla, cinayetlerle, saldırılarla, gezileriyle, darbe planları ile istediklerini on yıldan fazladır başaramadılar. Baronlar ittifakının elinden çıkmış iftiralar, karalamalar, sarsıntılar, kasetler, yasadışı işler, iç ve dış işbirlikler her şey tüm çelişkileri ile açıkça, milleti enayi yerine koyacak tarzda dehşete düşüren bir şaşırmışlıkla, kinle ve nefretle ve intikam duygularıyla sergileniyor. Devleti infaz ettiler. Devletin en önemli kurumlarından olan, dünyadaki rakiplerine kafa tutmuş, onların gizlice yaptığını seyretmeyip kuralları içinde işini yapan, halka açık halkın bankası olan ve onun nezdinde Devlete ve Hükümetine saldırı tüyler ürpertici bir sinsilikle ve bir o kadar da aptalca planlanmış. Düşmanları da, yukarıdaki kazanımları bu ülkeye sağlayan ve bu ülkenin en önemli kazanımı hükümet ve başındaki lider. Bu lider gitsin de nasıl giderse gitsin, Devlet batsın, umurlarında değil. Gözlerini kan bürümüş. Alakasız konuların ve şüphelilerin birleştirilmesi gibi tutarsızlıklar, nerden geldiği belirsiz kayıtlar, kasıtlı sızdırılan ve delil diye gösterilen abuk subuk sahte, resimler, bilgiler, kayıtlar, Devlet içine çöreklenmiş cuntalar, kirli para anlaşmaları ve trafikleri, hiç bir kural tanımayan, bir araya geleceği muhtemel olmayanlarca kurulan okyanus ötesi kirli ittifaklar, yemekler, buluşmalar, görüşmeler, her biri bir müstakil amir olmuş sömürge ülkesi işgalcileri edasındaki artist haddini bilmez müdürler, amirler. Bir sömürge ülkesindeler sanki. Müslümanı müslümana saldırtmak için öyle bir plan kurulmuş ki müslümanlığını ve türklüğünü bile unutmuş, gözleri kör olmuş halde olanlar var. Tarihin hiç bir döneminde lanetçi olmamış bu millet ve "Ben lanetçi olarak gönderilmedim. Ben ancak rahmet olarak gönderildim" diyen Efendimize (SAV), Yüce Kitabımız Kur'ana ve şehit acılarından ağlayan milyonlarca anaya rağmen korkunç beddualar ve seksen yıl bunlara geçit vermemiş şimdiki destekçileri esasen kendilerini topluca dünyaya rezil etmiş durumda. Aylar, haftalar veya günler öncesinden kurdukları kumpasların bilgi ve belgelerini kahin edasıyla ve tehdit yöntemiyle yandaş medyaları aracılığı ile sızdırmalar ortada iken, yıllarca kendilerine akan sermayenin nasıl nereden geldiğini, ne için kullanıldığını açıklasalar ya. Çelişkileri ile gün yüzüne çıkmaya başlayan ve halen süren darbe soruşturmalarında ve kovuşturmalarında aynı yöntemi uyguladıkları da apaçık her geçen gün ortaya çıkıyor. Hedefin yolsuzlukla falan alakası yok. Tümüyle rehin alınmak istenilen Devlet. Devlet de buna sessiz kalacakmış. Dünyanın hangi Devletinde kendisine, milli menfaatlerine bu kadar insafsızca, körü körüne saldırıya izin verilmiş? Yolsuzluk soruşturması Devlet hedef alınarak mı yapılır? Kin ve nefretleri öyle şaşkına döndürmüş ki gezicilerin tarih öncesi çağlara ait yağmacı görüntüsündeler. Yargıyı, yürütmeyi, yasamayı kuşatma peşindeler. Dünya bile iktidarın bu işin arkasındakileri temizleyeceğini anladı, bunlar hala anlamış durumda değil. Türkiye'yi emir eri zanneden komutçuları sırtlanlar ise kenara geçmiş çöküntü bekliyor. Ukrayna sokaklarına bakın. Türkiye'de gezinemeyenler aynı Türkiye'de ki gibi orada gezintiye devam ediyor. Hani masum bir park meselesiydi. Her yerde aynı karanlık senaryo, aynı karanlık amaç ve aynı karanlık görüntüler. Parola da aynı, para bize aksın gerisi batsın.
Hani Anayasa'daki yasama, yargı ve yürütmenin uyum ve işbirliği. Ötekileri yok sayan bir kuvvet olur mu? Ama millet artık geçmişteki sindirilmiş ve korkutulmuş millet değil, eskisi gibi saf değil. Bu kara oyuna gelmeyecek. Devletine, demokrasisine sahip çıkan ve devletin de milletine sahip çıktığı zamandayız artık. Seçimlerden bir kaç ay öncesinde uygulamaya konulan ve aylarca hazırlanmış bu korkunç planı artık aklı selim bütün insanlarımız anlamış durumda. Bu işin sonunda bu büyük millet, Türkiye ve demokrasi mutlaka galip çıkacak emin olun.
 

1574 Defa Görüntülendi.

Anket

Bize Nasıl Ulaştınız?