4 yılda 40 yıllık hizmet yaptık


4 yılda 40 yıllık hizmet yaptık
Halkın büyük bir özlemle beklediği çözüm sürecinde önemli adımların atıldığını belirten Şahkulubey, terör nedeniyle yaşanan göç dalgasının tarımsal üretimin yavaşlamasına bazı yerlerde durmasına neden olduğunu belirtti. Çözüm süreciyle tekrar köye dönüşlerin yaşandığını belirten Şahkulubey, 4 yılda 17 dev projenin hayata geçirildiğini söyledi.

Çözüm Süreci bölge halkının özlediği ve beklediği bir süreçti. AK Parti iktidarında hak ve özgürlüklerin önündeki birçok engel kaldırıldı ve bu yönde pek çok düzenleme yapıldı. Geçmiş yıllarda ülkenin her bölgesinden şehitler verdik. İlk defa bir lider geldi ve ”Bundan sonra analar ağlamasın “diyerek birçok iktidarın cesaret edemediği bir konuda büyük bir adım attı.

AK Parti’nin hizmet ve insan odaklı bir parti olduğunu, halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gördüğünü, uzlaşma kültürüne dayalı siyaset yapan bir partinin kadın milletvekili olarak kadınların hoşgörülü ve uzlaştırıcı tavrını Meclise taşımak için siyasete atıldığını belirten AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, altyapı alanında Mardin’de son 4 yılda 40 yıllık yatırım yapıldığını, 17 dev projenin hayata geçirildiğini söyledi.

M.Ö.4500’den başlayan ve klasik anlamda yerleşim alanı olan Mardin’in 7 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten Şahkulubey, Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Selevkos, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı’nın da aralarında olduğu 30 medeniyete beşiklik ettiğini söyledi. Sosyo-ekonomik yapıya bakıldığında Eski Mardin ve Yeni Mardin şeklinde ikili bir ayrım çıktığını belirten Şahkulubey, eski şehrin bulunduğu yerin tamamının sit alanı olduğu için kentleşmenin Yenişehir Mevkiine yöneldiğini anlattı. Şahkulubey, “Kent merkezlerinde esnaf topluluğu çoğunluktadır. Son zamanlarda imalat sanayi alanında çalışan kişi sayısı artmakla birlikte ilin istihdam olanakları yetersiz olduğundan istihdam sağlayıcı yatırımları ilimize çekmeye çalışıyoruz. Ekonomik olarak ise ilimizin nüfusunun yaklaşık %44’ü kırsal kesimde yaşayan Mardin’de tarım ağırlıklı bir sosyal-ekonomik yapı görülmektedir. İlde devlet hizmetleri ikinci sırada yer alırken sırası ile ulaştırma ve haberleşme, ticaret, sanayi ve inşaat sanayi sektörleri ise tarımdan sonra gelmektedir” dedi.

Eğitim ve sağlık
Eğitimde altı yaş ve üzeri nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranının erkeklerde yüzde 93, kadınlarda yüzde 83 olduğunu ifade eden Şahkulubey, Mardin’de toplam 934 okulda eğitim verildiğini söyledi. Kızıltepe Devlet Hastanesi ile Midyat Devlet Hastanesi’nin inşaatının tamamlanarak hizmete açıldığını, 320 yataklı Mardin Devlet Hastanesi’nin yüzde 68’inin bittiğini belirten Şahkulubey, 150 yataklı Nusaybin Devlet Hastanesi’nin de kaba inşaatının yapıldığını, yeni hastanelerin açılmasıyla sağlık göstergelerinin daha da iyileşeceğini söyledi.

4 yılda 40 yıllık hizmet
Altyapı alanında Mardin’de son 4 yılda 40 yıllık yatırım yapıldığını, 17 dev projenin hayata geçirildiğini belirten Şahkulubey, katı atık ve depolama tesisleri ile çöp sorununun çözüme kavuşturulduğunu, en son 1950 yılında döşenmiş olan altyapı borularının yenilendiğini, 120 kilometre su ve kanalizasyon borusu döşendiğini anlattı. İlin tarihi dokusunu bozan beton eklenti ve binalardan bu zamana dek 140’a yakın yapının tarihi dönüşüm projesi kapsamında yıkıldığını, şehre ihtiyaçlar doğrultusunda mezbaha, hayvan barınağı, spor sahaları, itfaiye binası, taziye ve kadın mahalle konağı yapıldığını ve 25 yıldır biriken 30 trilyonluk işçi alacağının ödendiğini belirten Şahkulubey, şöyle konuştu:

Dünya Kültür Mirası için başvuru
Belediyemizin büyükşehir statüsüne kavuşmasıyla şehrimizin eksikleri daha sağlıklı ve hızlı biçimde giderilerek 2014 yılı içinde UNESCO “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne başvuruda bulunacağız. Bundan sonra ise temel gelir kaynaklarımızdan olan turizmimiz dünya çapında olacaktır. Turizm potansiyeli yüksek olan Mardin’de, otellerde toplam 2 bin 500 yatak kapasitesi var. Şimdiden 2013 turizm istatistiklerine baktığımızda yılın ilk 7 ayında Mardin’e gelen yerli yabancı toplam turist sayısı geçen yılın aynı dönemine oranla %8 artarak 142 bin kişiye yükseldi.

Çözüm süreci ile köye dönüş başladı
Kırsaldan şehre veya başka illere göç etmenin başlıca sebebi terördür. Özellikle 1985’li yıllardan sonra bölgede yaşanan olumsuz koşulların sebep olduğu göç dalgası, kırsal kesimde tarımsal üretimin kimi yörelerde yavaşlamasına, kimi yerlerde ise tamamen durmasına yol açmıştır. Köyden kentlere göçün yoğun bir biçimde yaşandığı bu dönemde küçük nüfuslu birçok ilçe kaldıramayacağı miktarda bir nüfusa ev sahipliği yapmak zorunda kaldı. Bu ise kentlerin köyleşmesine, işsizliğin artmasına sebep oldu. Şimdi ise gelinen nokta çözüm süreci ile tekrar kentten köye dönüşler başladı. Bu da ilimiz için olumlu bir gelişme oldu.

Sanayileşme yeni yeni gelişiyor
Mardin ekonomisinin tarıma dayalı olduğunu ancak son zamanlarda sanayinin de gelişmeye başladığını belirten Şahkulubey, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki tek serbest bölgenin Mardin’de bulunduğunu, serbest bölgedeki 178 parselden 60’ının tahsis edildiğini, organize sanayi bölgesine 2009’dan bu yana 200’e yakın müracaat yapıldığını bildirdi. Boş arsa kalmadığı için ikinci OSB’nin kurulduğunu bildiren Şahkulubey, “2012 -2013’te 70 müracaat oldu. Organize Sanayi Bölgemiz 160 parseldir ve ağırlıklı olarak tarıma dayalı sanayi işletmeleri makarna ve bisküvi fabrikalarıdır. Bunlara ek olarak diğer önemli sanayi tesislerimiz; Mardin Çimento Fabrikası, Güneydoğu Anadolu Fosfatları Mazıdağı İşletmeleri, Kızıltepe Yem Fabrikası, Mardin Boru Fabrikası ve Mardin Kireç Fabrikası’dır. Yeni teşvik paketi ile yeni yatırımcılar ilimizde yatırım yapmaya başlamışlardır” dedi.

Arazinin yüzde 17’sinde sulu tarım
Mardin nüfusunun % 90’ının geçimini tarımdan sağladığını, yaklaşık 4 milyon dekar arazide tarım yapıldığını ve tarım arazilerinin yüzde 17’sinde sulu tarım yapıldığını ifade eden Şahkulubey, sulama kanallarının yapılmasından sonra tarım arazilerinin yarısında sulu tarım yapmanın mümkün olacağını anlattı. TÜİK verilerine göre; Mardin’in işsizlik oranı en yüksek iller sıralamasında ülke genelinde 29. sırada bulunduğunu belirten Şahkulubey, “Yapılan yatırımlarla yeni istihdam alanları oluşturmaya ve işsizliği azaltmaya gayret ediyoruz” diye konuştu. Şahkulubey, sözlerine şöyle devam etti:
İlde sanayileşme faaliyetleri öncelikle İl Özel İdaresi, Türkiye Kalkınma Bankası ve Kamu İktisadi Kuruluşlarının önderliğinde kurulan sanayi tesisleri ile başlamıştır. Bu tesislerin en önemlileri Mardin Çimento Fabrikası, Güneydoğu Anadolu Fosfatları Mazıdağı İşletmeleri, Kızıltepe Yem Fabrikası, Mardin Boru Fabrikası ve Mardin Kireç Fabrikasıdır. Ticaret sektörünün Mardin GSYH’sindeki payı % 21,4’tür. Mardin’in mevcut tarımsal potansiyeli ile ticari hayatı daima canlı kalmış ve ilimiz tarihten bu güne özellikle tarımsal üretiminin canlı bir pazarı olmuştur. Bugün ise sanayisinde gösterdiği performans ve tarımsal üretimindeki artış Mardin’in ticari hayatını olumlu yönde etkilemektedir. İlin mevcut sanayi yapısı da tarımsal potansiyeline bağlı olarak gelişme göstermiştir. Mardin diğer illere ve özellikle Ortadoğu’ya yakın sınır illerden birisi olması nedeniyle de transit taşımacılık güzergâhında önemli bir duraktır, nakliyecilik son yıllarda daha da gelişmiştir. Mardin’de sınır ticareti de yapılıyor, ancak şu an Suriye’de yaşanan savaştan dolayı kapalıdır.

Çözüm süreci halkın beklediği süreçti
Çözüm Süreci bölge halkının özlediği ve beklediği bir süreçti. AK Parti iktidarında hak ve özgürlüklerin önündeki birçok engel kaldırıldı ve bu yönde pek çok düzenleme yapıldı. Geçmiş yıllarda ülkenin her bölgesinden şehitler verdik. İlk defa bir lider geldi ve ”Bundan sonra analar ağlamasın “diyerek birçok iktidarın cesaret edemediği bir konuda büyük bir adım attı. Bundan ötürü bölge halkında büyük bir sevinç var ve geleceğe daha umutla bakıyorlar. Mecliste demokratikleşme paketiyle ilgili düzenlemeler devam ediyor. Bu noktada Başbakanımızın dediği gibi biz 12 yıl önce yola çıkarken Yunus Emre'nin deyişiyle '’Yaradılanıyaradan’dan ötürü seviyoruz'’ dedik ve bunu çok net bir ilke olarak benimsedik. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse; ''Kim ki kendi ırkının, kavminin, kendi kabilesinin diğerlerinden üstün olduğunu iddia ediyorsa o kişi şeytanın izindedir''. Biz parti olarak bölgesel, dinsel ve etnik milliyetçiliğe karşıyız. Bizim milliyetçilik anlayışımız insan severlik ve vatanseverliktir, haksızlığa karşı mazlumun tarafında onların savunucusuyuz.

Diyarbakır buluşması
Barzani ve Şivan Perver’in Diyarbakır buluşması tarihi bir andı ve orada bulunanlar tarihi ana gözyaşlarıyla tanıklık etti.Bir insanın dilinden, ırkından dolayı ülke dışına gönderilmiş olması ve yıllar sonra ülkesine dönmesi, 37 yıllık hasretinin bitişi hem o kişi için hem de onu gözyaşlarıyla büyük bir özlemle dinlemeye görmeye gelen halk için çok heyecan vericiydi. İnkâr ve asimilasyon politikalarının sonunu getirdik. Artık hep birlikte daha güçlü yürüyeceğiz. Silahların susması fikirleri ve siyaseti söz sahibi kılacaktır.Diyarbakır’da muhteşem bir atmosfer vardı. Başbakanımızın da özellikle belirttiği gibi bir daha vatandaşlarımızın dini, dili, ırkı yüzünden ötekileştirilmeyeceği bir ülke hayalimiz var ve bunu gerçekleştirmeyle ilgili ciddi adımlar attık, bu adımların devamı gelecek. Başbakanımızın dediği gibi bu sadece bir başlangıçtır.

1. Dünya Sulama Forumu
Mardin’de düzenlenen 1. Dünya Sulama Forumu, çözüm sürecinin bir sonucudur. Foruma yurtiçinden ve özellikle yurtdışından yüzlerce kişi katıldı. Bu kişiler Mardin’e hayran kalarak, büyülenerek geri döndüler. Çözüm sürecinin sağladığı bu huzur atmosferi olmasaydı insanların Mardin’e gelmekle ilgili kafalarında soru işaretleri olacaktı. Böyle büyük bir organizasyon da sekteye uğrayacaktı.

AK Parti’den üç talep
AK Parti’den önce bölge halkının üç talebi vardı. Bunlar, temiz içme suyu, şehre üniversite kurulması ve GAP kapsamında sulama kanallarının tamamlanmasıydı. Bu doğrultuda Beyazsu İçmesuyu Projesiyle ilimize temiz içme suyu götürdük, şimdi Yeşilli, Ömerli İlçelerine ve Kabala Beldesine hat çekiliyor. Artuklu Üniversitesi 2007 kuruldu. Artuklu Üniversitesi ile bağlı fakülteler, enstitüler ve yüksekokullar eğitim alanında önemli bir yer teşkil ediyor ve ilin kültürel çeşitliliğine farklı bir boyut kazandırıyor. GAP Projesi kapsamındaki sulama kanallarının inşaatı ise devam ediyor. 4 kısımdan oluşan Mardin Ana Kanal Sulama İnşaatlarının tamamlanmasıyla Yukarı Mezopotamya ovası sulama projesi kapsamında tarımda verim artırılacak ve ilimizin istihdam sorununun çözümüne önemli bir katkı sağlanmış olacak. AK Parti iktidarı dönemine kadar ilimizin içinde bulunduğu bölgenin en ciddi sorunlarından biri terör ve güvenlik olmuştur. Bunlardan ötürü ilimizin de kaynakları atıl kalmış, potansiyeli kullanılamamıştır. Güvenlik sorunlarından ötürü eğitimden sağlığa altyapıdan ilin temel yatırımlarına kadar her alanda geri kalınmış ve maalesef Mardin halkı çok sıkıntı çekmiştir. Ancak iktidarımızın büyük bir cesaretle temellerini attığı çözüm süreciyle beraber sorunlar birer birer ortadan kaldırılmaktadır. Elektrik alanında 2013 yılı hariç 80.5 milyonluk yatırım yapılırken, ilin ticaret potansiyeline katkıda bulunmak maksatlı Mardin’e gelen demiryolu hattının Mardin Serbest Bölgesine kadar uzatılması planlanıyor.

Kimse, kimseyi hor göremez
AK Parti’nin vatandaşlarına sağladığı çok önemli kazanımlar oldu. Bunların başında belki artık her kesimin sesinin duyulması, eskiden görmezden gelinenlerin artık haklarını savunabilmeleri ve geçmişte uğradıkları haksızlıkların telafisini sağlama yönünde büyük adımlar atılması gelmektedir. Her fırsatta belirttiğimiz gibi birlikte daha güçlüyüz ama bu güçten rahatsız olanlar var. Sayın Başbakanımızın dediği gibi: “Artık kimse kimseyi hor göremez, ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapamaz, Yeni Türkiye'de ayrımcılık olamaz.” Çünkü birlikte yürüyen bir Türkiye daha da emin adımlarla ilerlemekte ve büyümektedir. Birlik ve beraberliğimizden ve aynı zamanda hoşgörümüzden ödün vermeden yürümeye devam etmeliyiz. Bu anlayışla hareket edersek önümüzde hiçbir engel duramayacaktır. Mardin halkı derin hoşgörüsüyle bu noktada örnek oluşturabilecek pozisyondadır. Keza yıllarca farklı din ve dillerin bir arada hoşgörü içinde yaşadığı dünyaya örnek bir ildir. Sayın Başbakanımızın bir sözüyle bitirmek istiyorum; “Tarih boyu bu topraklarda zalime karşı birlikte mücadele ettik. Bundan sonra da zulmün karşısında beraber olacağız.”
 

11976 Defa Görüntülendi.

Anket

Bize Nasıl Ulaştınız?